Blog

peygamber_efendimizden_hadisler

Efendimizin yüceliğini, ilahî ilmini, gönül zenginliğini anlamanın en iyi yollarından biri “hadis” olarak tabir ettiğimiz özlü sözlerini okumaktır.

Bir hadis kitabını elimize aldığımızda, sanki hoş kokulu, güzel güllerle dolu bir gülistana giriyor gibi oluyoruz.

Kitabımızın bu bölümünde, Efendimizin sözlerinden küçük bir kısmını seçip takdim etmeyi uygun bulduk. O güzel insana ve bütün sevenlerine selam olsun!

Bilgi ve ilim sayesindedir ki Allah’a itaat ve ibadet yapılıyor. Dünya ve ahiretin hayrı ilimle elde ediliyor; dünya ve ahiretin kötülükleri de cahillikten kaynaklanıyor.

Kıyamet gününde en şiddetli azabı, bildikleriyle amel etmeyen âlim tadacaktır.

İlim öğrenmek için az bir zamanın zilletine sabretmeyen kişi, ebedi olarak cahilliğin zillet ve alçaklığına katlanmak zorunda kalır.

Abdulmuttalib oğullarına şöyle seslendi: Sizler halkı mallarınızla mutlu edecek güçte değilsiniz. Öyleyse insanları güler yüz ve hoş davranışla mutlu ediniz.

Din ve imandan sonra akıllılığın başı, halka karşı muhabbetli davranmak ve ister iyi olsun ister günahkâr olsun, bütün insanlara, onların iyiliğini düşünerek yaklaşmaktır.

Halk Allah’ın ailesi gibidir. İnsanlar arasında, Allah katında en iyi olan, Allah’ın ailesi için en faydalı olanlar ve bir eve mutluluk götürenlerdir.

İnsanların kalbi, kendilerine iyilik yapanı sevmek ve kendilerine kötülük yapanı sevmemek üzere ayarlanmıştır.

Kişi arkadaşlık yaptığı kişinin dini üzeredir. Öyleyse kiminle arkadaşlık yaptığınıza iyi bakınız.

Bir Müslüman için kendisini küçük düşürmek caiz değildir.

Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere görevlendirildim.

Korku, cimrilik ve hırsın kaynağı birdir, ve o (gelecek hakkında) kötümserliktir.

Eğer insanoğluna iki vadi dolusu altın verilse, yine gözü üçüncü birini arayacaktır.

Sırf serveti için zengine hürmet eden kişi Allah’ın rahmetinden uzaklaşmıştır.

Müminin izzeti, halka muhtaç olmamasındadır. Özgür ve başı dik bir hayat, kanaati seçmekle mümkündür.

Müminler arasında en üstün imana sahip kişi, en güzel ahlaka sahip olan ve ailesine karşı iyi davranandır.

Komşusu açken kendi tok yatan kişi gerçek bir mümin olamaz.

Mümin kişinin kendisini küçük düşürmeye hakkı yoktur.

Helal rızık peşine gitmek, her Müslüman erkek ve kadının farz vazifesidir.

İlim örtülemeyen bir güzellik ve inkâr edilemeyen bir asalettir.

Yolculuk yapın. Eğer malınız da artmasa aklınız artar.

Allah, dünyayı (sebep sonuç ilişkisi içinde) gerektiği gibi işletiyor, sizin isteğinize göre değil.

İçki kötülüklerin anasıdır.

İçki içilen sofranın başına oturan kişi Allah’ın lanetine uğrar.

Allah’a ant olsun ki içki içen kişi benim şefaatime erişemez ve Kevser havuzu başında benim yanımda bulunamaz.

Kıymet günü Allah katında şefaat etmelerine izin verilen ve şefaatleri kabul edilen üç grup vardır: Peygamberler, âlimler ve şehitler.

Halk arasında en şecaatli kişi, nefsanî isteklerini yenen kişidir.

Ya Ali! İslam olgun ve sağlam bir dindir. Bu dini uygulamada, kolaylık ve rahatlıkla ilerle. Kendini Allah’a ibadet etmekten soğutma.

İki çocuğuyla birlikte bulunan bir adamın, çocuklardan birini öpüp öbürünü öpmediğini görünce buyurdular: Neden onlar arasında eşit davranmıyorsun?

Kim halk arasında en başı dik ve en değerli olmak istiyorsa, Allah’a karşı takvalı olsun ve günahtan sakınsın.

Bütün hayırlar akılla elde edilir.

Kıyamet Günü hiçbir kul, ömrünü nasıl harcadığı ve gençliğini nasıl geçirdiği suallerine cevap vermeden ileri adım atamayacaktır.

Biliniz ki, hepiniz yöneticisiniz ve hepiniz yönettiklerinizden sorumlusunuz. Halkın tümünü yöneten yönetici, bütün halktan dolayı sorumludur. Erkek ev halkının yöneticisidir ve onlardan sorumludur. Kadın da ailesinin ve çocuklarının yöneticisidir ve onlardan sorumludur. Evet, hepiniz yöneticisiniz ve yönettiklerinizden sorumlusunuz!

Çocuğunun yüzüne sevgi ve şefkatle bakıp onu mutlu eden baba, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır.

Ölümünden sonra Müminin defterinde görülen ilk başlık, halkın onun hakkında söyledikleridir. İyi şeyler söyleniyorsa iyi, kötü şeyler söyleniyorsa kötü.

Sahabeden Hz. Ebuzer’e buyurdular: Ey Ebuzer! Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: Yaşlanmadan gençliğinin, hastalanmadan sağlığının, fakir olmadan zenginliğinin, zaman darlığından önce boş vaktinin, ölümden önce yaşamanın.

Müminin niyeti amelinden daha hayırlıdır.

Bir işe bilgisizce girişen kişinin bozduğu yaptığından fazla olur.

Evlatlarınıza saygılı olun. Onlara karşı edep ve nezakete aykırı davranmayın.

Allah’ın rızası anne babanın rızasında ve Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

Hiç kimsenin aykırı davranamayacağı üç şey vardır: Birincisi ister Müslüman’a karşı ister müşrike karşı, ahde vefadır. İkicisi ister Müslüman ister kâfir olsun anne babaya karşı saygıdır. Üçüncüsü de emaneti yerine ulaştırmaktır, emanet veren kişi ister Müslüman olsun ister kâfir olsun.

Allah (c.c) yüzlerinize ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve yaptıklarınıza bakar.

Namahreme bakmak Şeytan’ın zehirli oklarından biridir (ki insanın kalbine saplanır). Kim namahreme bakmayı terk ederse Allah ona kalbinde lezzetini hissedeceği bir iman bahşeder.

Allah’ın rahmeti, evlatlarına iyi davranarak onları kendilerine karşı iyi olmaya sevk eden anne babaya olsun.

Ya Ali! Evlatlarına kötü davranarak, onları kendilerine karşı isyana sevk eden anne baba, Allah’ın rahmetinden uzak düşmüştür.

Bir mümini eziyet eden beni eziyet etmiş gibi olur.

Aklınızın gösterdiğine uyun ki doğruya yönelin, aklınızın aksine davranmayın ki pişman olmayın.

Âlimler iki kısımdır: İlmine amel edip kurtulanlar ve ilmine amel etmeyip helak olanlar.

Kurtuluşu yalanda görseniz dahi yalan söylemeyin, zira yalanda kurtuluş değil helak vardır.

Ey genç! Evlen ve zinadan çok uzak dur, çünkü zina imanın köklerini kalpten söker.

Her kim bir yetime bakar, ihtiyacını giderirse (büyütüp bakarsa) Allah bu sayede ona Cenneti vacip kılar.

Kim kalbinin katılığından şikâyetçiyse, bir yetime şefkat göstersin ve başını okşasın. Yetimin diğer insanlar üzerinde hakkı vardır.

Çocukla birlikte olduğunuzda siz de çocuk gibi olun.

Müslüman kardeşine güzel sözlerle iltifatta bulunup dertlerini unutturan kişi, bu huyunu devam ettirdiği sürece Allah’ın rahmet gölgesindedir.

Müslümanlardan hiçbir kimseyi aşağılamayınız, zira onların küçüğü de Allah katında büyüktür.

Kırk yaşını doldurduğu halde, iyi işleri kötü işlerine baskın gelmeyen kişi, kendini ateş için hazırlasın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir