İMAM ZEYNÜLABİDİN’ (A) İN HUKUK RİSALESİNDEN

ALLAH’IN HAKKI

Allah’ın senin üzerindeki en büyük hakkı O’na kulluk edip hiçbir şeyi eş koşmamaktır. Bunu tertemiz ve arı duru bir kalple yaptığında, O da hem dünya hem ahiret işlerinde sana yetmeyi ve sevdiğin şeyleri senin için mahfuz tutmayı üstlenecektir.

DİLİN HAKKI

Dilinin hakkı, onu kötü ve küfürlü sözlerden temiz tutman, güzel hayırlı sözlere alıştırman, edebe yönlendirmen, onu dinî veya dünyevi bir faydası olmadıkça suskun tutman, faydası az ama hataya düşme ihtimali olan gereksiz sözlerden alıkoymandır. Dil, aklın belirtisi ve göstergesidir, akıllı kişinin aklıyla süslenmesi konuşma biçimindeki güzellikle olur. Yüce ve azamet sahibi Allah’tan başka (hakiki) bir güç kuvvet sahibi yoktur.

GÖZÜN HAKKI

Gözünün hakkı onu helal olmayana kapatman, bir ibret, bir basiret, bir bilgi elde etmeyeceğin yerlere rastgele çevirmemendir. Bil ki göz insan için ibret kapısıdır!

KARNININ (MİDENİN) HAKKI

Karnının hakkı, onu az veya çok haramın kabı yapmaman, hatta helalde bile orta yollu olman, onu besleme haddinden öteye taşıyıp seni küçük düşürecek ve saygınlığını yitirecek noktaya getirmemendir. Açlık veya susuzlukla sınandığı zaman da onu zapt etmen gerekir zira ağırlaşıncaya kadar yemek kişiyi tembelliğe ve sorumsuzluğa iter, her türlü güzel ve değerli işten geri koyar. Yine insanın dengesini bozacak kadar çok içecek içmek de kişiyi küçük düşmeye, cahilce davranmaya ve saygınlığını yitirmeye sevk eder.

NAMAZIN HAKKI

Namazının hakkıyla ilgili bilmen gerekir ki namaz, senin Allah’ın huzuruna çıkmandır. Sen Allah’ın karşısına çıkmaktasın. Bunu bildiğinde, namazında huşu içinde ve alçalarak durursun; namazında istekli,  çekinir  halde,  ümitli,  miskin  ve  yakarış  halinde  olursun; önünde durduğun Allah’ın huzurunda başı eğik, kolları düşmüş, kanatları inmiş, güzelce münacat eder halde onu yücelterek ve hatalarının sonuçlarından kurtulmayı dileyen, günahları sebebiyle helak olmaktan kaçan biri olarak durursun. Allah’tan başka (gerçek) güç kuvvet sahibi yoktur.

KURBANLIK HAYVANIN HAKKI

Kurbanlığının hakkı, irade ve niyetinin Allah’a yönelmek, onun rahmetine erişmek, onun kabulünü elde etmek olmasıdır. Niyetin başkalarının görmesi olmasın. Böyle olursan, zorluğa ve gösterişçiliğe düşmez sadece Allah’a niyetlenmiş olursun. Bil ki Allah’ın (rızasını) dilemek kolaylıkla olur zorlukla olmaz. Nitekim o kulları için kolaylığı dilemiş zorluğu dilememiştir. Aynı zamanda alçak gönüllü ve sade olmak senin için de büyüklük taslayıp böbürlenmekten daha kolaydır; zira külfet ve zorluk böbürlenip efendilik taslamak peşinde olanlarda olur; sade ve kanaatkar olanların yaşamında zorluk ve külfet olmaz. Çünkü yaratılışta olan ve tabiata uygun olan sade ve alçak gönüllü yaşamaktır. Allah’tan başka (hakiki) bir güç kuvvet sahibi yoktur.

YÖNETİMDE SANA ÖNDER OLANIN HAKKI

Yönetimde önderin olan kişinin hakkıyla ilgili bilmelisin ki sen onun için bir sınavsın. O, Allah’ın kendisini sana hâkim ve yönetici yapması sebebiyle sınanmaktadır. Onun hayrını diler bir tavır içinde olmalısın; onunla çekişip zıtlaşmayasın ki sana gücü yetiyor olduğu için hem kendinin hem onun felaketine yol açarsın. Onun gönül rızasıyla verdiğini, dinine zarar vermeyecekse (helal ise veya karşılığında haram bir iş beklemiyorsa) ve Allah yolunda kullanabileceksen alçak gönüllülük ve hoş karşılayarak al. Onunla boy ölçüştürme ve inatlaşma, bunu yaparsan hem ona hem kendine kötülük etmiş olur, kendini sıkıntıya sokarken onu da senin sebebinle bedbahtlığa sürükler hatta ona kendin aleyhine yardım etmiş, sana yapacaklarına ortak olmuş olursun. Allah’tan başka (hakiki) bir güç kuvvet sahibi yoktur.

İLİMDE ÖNDERİN OLANIN (ÖĞRETMENİN) HAKKI

İlimde sana öncü ve önder olanın hakkı, onu üstün tutman, bulunduğu yerde saygılı davranman, onu iyi dinlemen, iyi karşılaman ve dahası ondan ihtiyaç duyduğun ilmi öğrenmek için zihnini boşaltman, düşünceni hazırlaman, ayrıca kalbini temizlemek ve lezzetlerden uzaklaşıp, şehvetini kısmak suretiyle basiretini artırmandır. Bilmelisin ki sen karşılaştığın bilgisiz birine karşı onun sana öğrettiğinin elçisisin. Öğrendiğini güzel bir şekilde sunmakla görevlisin. Sana öğrettiklerini (başkasına)sunmada ve onun ilmini aktarmada, eğer ki kendisine bağlı olarak bilgi veriyorsan ona ihanet etme. Allah’tan başka (hakiki) bir güç kuvvet sahibi yoktur.

ÖĞRENCİNİN HAKKI

İlmin için elinin altında olanların hakkıyla ilgili bilmelisin ki Allah (cc), sana tevdî ettiği ilim ve emanet ettiği hikmet hazineleri sayesinde, seni onlara üstün kılmış onların öğreticisi yapmıştır. Eğer iyi (bir emanetçi) olur, insanlara karşı efendisini (temsil eden) şefkatli ve hayırsever bir hazine bekçisi, muhtaç gördüklerine efendisinin malından çıkarıp veren sabırlı bir muhasip gibi olursan iyi bir görevli ve imanlı bir emanetçi sayılırsın. Aksi takdirde (emanet sahibine) karşı hain, halka karşı ise zalim durumuna düşersin, (verilen emaneti) kaybetmeyi hak eder ve o yüce efendinin makamına karşı gelmiş olursun.

ANNE HAKKI

Akrabaların haklarına gelince, Annenin hakkıyla ilgili bilmelisin ki, o seni kimsenin kimseyi taşımadığı yerde (karnında) taşımıştır. O kimsenin kimseye yedirmediği can gıdasından sana yedirmiştir. O gözüyle, kulağıyla, eliyle, ayağıyla, saçıyla, derisiyle ve bütün organlarıyla mutluluk ve memnuniyet içinde seni korumuştur.

BABA HAKKI

Babanın hakkıyla ilgili bilmelisin ki, o senin kökündür ve sen onun dalı budağısın. O olmasa sen olmayacaktın. Öyleyse kendinde çok beğendiğin bir özellik gördüğünde (kendinle övünmek yerine) o nimetin kaynağının baban olduğunu hatırla ve bunun için de Allah’a hamd eyleyip ona karşı şükran görevini yerine getir.

EVLAT HAKKI

Evladının hakkıyla ilgili bilmelisin ki, o sendendir ve dünyanın hayrında şerrinde seninledir. Sen onun edep ve terbiyesinden, Rabbini tanımasından, Rabbine ve sana karşı itaatkâr yetişmesinden sorumlusun. Onunla ilgili mükâfat da kazanabilirsin cezaya da çarptırılabilirsin. Dünyada sunduğu güzel bir eserle kendini süsleyen kişi gibi; ahirette ise Rabbinin huzuruna güzel bir amelle kendine bağışlama gerekçesi sunan, uhrevi kazanç elde eden kişi gibi ol. Allah’tan başka (hakiki) bir güç kuvvet sahibi yoktur.

KARDEŞ HAKKI

Kardeşinin hakkıyla ilgili bilmelisin ki, o senin uzanan elin, sığındığın desteğin, dayandığın izzetin ve öne atılmak için kullanacağın gücündür. Öyleyse onu Allah’ın emrine karşı gelmek üzere bir silah, Allah’ın hakkını çiğnemek için bir güç olarak kullanma. Onu desteksiz bırakma, düşmanına karşı yardımcısız terk etme. Onunla şeytanları arasına girerek (kötü yola düşmesine mani ol), ona nasihatte bulun ve Allah’a yönelmesi için çaba harca. Eğer Rabbine teslim olur hakka icabet ederse onun hayrınadır; aksi takdirde Allah’ı ondan üstün ve saygın tutmalısın.

(Sonraki Bölüm; Sana İyilik Yapanın Hakkı)