Blog

peygamber_efendimizin_kisisel_bakimi

Hz. Ali (a) şöyle buyuruyor: ”Allah güzeldir ve güzelliği sever.”[1] Bu anlama gelen başka rivayetler de vardır. Bu ve benzeri İslami düsturlar Müslüman’ın dış görüntüsünü güzel tutması gerektiği anlamını da taşır. Allah, kullarının temiz ve bakımlı olmalarını sever, onların kirli, pasaklı, bakımsız olmalarından hoşlanmaz.

Resulullah (s) şöyle buyuruyor: ”Allah kirli ve dağınık olmayı sevmez.”[2]

Yine Hz. Ali (a) şöyle buyuruyor: ”Süslenmek mümin insanın ahlakının bir parçasıdır.”[3]

Bakımlı ve temiz olmak önemli bir konudur. Bu meseleyi sevgili Peygamberimizin yaşantısına bakarak ele alacağız.

a) Saç ve Sakalı Bakımlıydı

Saç, sakal ve yüzün temiz, düzgün ve bakımlı olması İslam’ın temizlik ilkesine bağlılığın bir gereğidir. ”Allah Resulü (s) aynaya bakar, saçını tarardı. Bazen ayna yerine suya bakarak saçını düzeltirdi. Evde ailesi için süslendiği gibi ashabının yanına da bakımlı giderdi.”[4]

Allah Resulü (s) şöyle buyurdu: ”Allah, kulunun, kardeşlerinin yanına giderken hazırlanıp süslenmesini sever.”[5]

Allah Resulü (s), saçını tarakla tarardı. Bazı günler iki defa saçlarını ve sakalını tarardı. Eşleri saç ve sakalından kopan telleri toplamak üzere dikkat kesilirlerdi. İşte sonraki zamanlara Resul-u Ekrem’den bir hatıra olarak kalan tüyler (sakal-ı şerif) bu şekilde halkın eline ulaşmıştır.[6]

b) Güzel Koku Çok Kullanırdı

Süslü ve bakımlı olmanın yollarından biri, güzel koku ve ıtır kullanmaktır. Bu hem insanın kendisine neşe ve ferahlık verir, hem de başkalarının hoşuna gider. Beden, elbise, ağız ve çorap kötü kokarsa, insanların kişiden uzaklaşmasına neden olur ve rahatsızlık verir. Her türlü kötü koku kişinin itici olması sonucunu doğurur.

Resulullah (s), yüzüne ve başına güzel kokulardan o kadar çok sürerdi ki, bazen onların parlaklığı saçlarında belli olurdu. Çoğu zaman misk ve amber kullanır, bazen de yakılınca güzel koku veren öd ağacı ve ğaliye denen (misk ve amberin karışımı) kokuları kullanırdı.[7]

Güzel kokular için harcanan para boşa harcanmış sayılmaz ve asla israf anlamına gelmez.

İmam Cafer-i Sadık (a) şöyle buyuruyor: “Resulullah (s) yiyecekten çok güzel kokuya harcama yapardı.”[8]

İşte peygamber ahlakı! Bu ahlakı örnek almalıyız. Daha güzel, daha temiz ve daha hoş insanlar olarak topluma çıkmalıyız.

Müslümanların günlük harcamalarının bir kısmını temizlik, güzel koku, sağlık ve süslenmek için ayırmaları daha güzel olmaz mı?

İmam Cafer-i Sadık (a) şöyle buyuruyor: ”Güzel koku için yaptığın harcama israf değildir.”[9]

Resulullah (s) güzel kokuya çok önem verir ve çok ıtır kullanırdı. Öyle ki bir yerden geçtikten sonra oradan geçenler, aldıkları güzel kokuyla, Allah Resulü’nün (s) oradan geçmiş olduğunu anlarlardı. Ne zaman kendisine güzel koku sunulsa, onu kullanır ve şöyle buyururdu: ”Kokusu güzeldir, ağırlığı da yoktur.”

Güzel koku kullanmayı sever ve ondan zevk alırdı.[10]

c) Vücut Temizliğine Özen Gösterirdi

Banyo yapmak, yıkanıp temizlenmek ve vücudu fazlalık tüylerden arındırmak temiz ve sağlıklı yaşamanın bir gereğidir. Tırnak kesmek, sakal ve bıyıkları düzeltmek, koltuk altı ve etek tıraşı yapmak vücut temizliğinin başlıca örnekleridir.

Resul-i Ekrem (s) her Cuma, koltuk altı ve etek tıraşı olurdu, tırnaklarını keser, bıyıklarını kısaltırdı. Vücudunun kıllarını temizlemek için hamam otu sürerdi.[11]

İmam Cafer Sadık (a) şöyle buyuruyor: ”Resulullah (s), Cuma günü namaza gitmeden önce tırnaklarını keser, bıyıklarını kısaltırdı.”[12]

Sakal, bıyık ve tırnakların uzun olması kirin ve mikropların daha çok birikmesine neden oluyor. Dolayısıyla onları kısaltmak daha temiz ve mikroplardan uzak yaşamak için gereklidir.

Allah Resulü (s), bu tarz temizliğe çok önem verir, hatta sefere çıktığı zaman şu beş şeyi yanında götürürdü: Ayna, sürme kutusu, tarak, misvak ve makas.[13]

”Saçlarını sedirle[14] yıkardı.”[15]

”Başına ve yüzüne güzel kokulu yağlar sürmeyi severdi, hatta kaşlarına ve bıyıklarına da sürerdi. ”[16]

d) Diş Temizliğine Özen Gösterirdi

Allah Resulü (s), misvak kullanmaya çok önem verirdi. Dişleri hep parlaktı. Ümmetine de dişlerini misvaklamayı (fırçalamayı) emrederdi. Uyuduğu zaman misvakını başucuna koyardı. Uyumadan önce ve uyandıktan sonra dişlerini misvaklardı.

Burada söylemeden geçmemek lazım ki misvaklama kelimesinden maksat bildiğimiz misvak ağacı ile diş temizliği yapmak değildir. Misvak ağacı o zamanlarda diş fırçalamak için çok kullanıldığı için misvak ağacı diye tanınmıştır. Yani “misvaklama” kelimesinden genel olarak diş temizliği ve diş fırçalamayı anlamamız gerekir.

Bir rivayette şöyle deniliyor: ”Uyumak istediğinde dişlerini misvaklar ve misvakını yatağının yanına koyardı.”[17]

Diş temizliği o kadar önemlidir ki bu düsturu bizzat Allah-u Teâlâ Resulü’ne (s) tavsiye buyurmuştu. Peygamberimiz (s) şöyle buyuruyor: ”Misvak yapmak bana o kadar üstelenerek emredildi ki neredeyse farz olacağını düşündüm.”[18]

Yine ümmeti hakkında şöyle buyuruyor: ”Ümmetime zor olmayacağını bilsem her namazda misvak kullanmalarını (diş temizliği yapmalarını) emrederdim.”[19]

Diş temizliği konusunda bir başka hadisinde şöyle buyuruyor Rahmet Peygamberi: ”Misvak (diş fırçalamak) ağzı temizler, Rabbin rızasına neden olur ve (Allah) onu önemsenip üstelenen bir sünnet olarak karar kılmıştır.”[20]

Peygamberimizin, beden temizliği, diş sağlığı ve genel olarak kişisel bakım konusundaki hassasiyeti hepimize örnek olmalıdır. Bu tür hassasiyetler, insanın cazibesini artırır, toplumda daha makbul ve daha sevilen bir insan haline gelmesini sağlar. İnsanlarla bir araya geldiğimizde daha temiz, hoş kokulu ve düzgün olmamız onları mutlu eder ve bize duydukları saygıyı artırır.

Böylesi bir Peygamberin ümmeti iken dünyada kirli pasaklı olarak tanınmak bir Müslüman topluluk için ne kadar ayıp ve utanç verici olur.

O güzel insan, suyun ve temizlik gereçlerinin kıt olduğu, ekonomik durumun kötü olduğu bir dönemde bile, tam bir temizlik ve bakımlılık sembolü olmuştur.

Bizler bu devirde, sular evlerimizin içinden akarken, her türlü temizlik maddesine kolayca ulaşıyorken, nasıl olur da dışarıya tertemiz ve pırıl pırıl temizlenmeden çıkarız!

[1]Vesailu’ş-Şia, Hürr-ü Amuli, c.3, s.340

[2]Nehcu’l-Fesaha, h.741

[3]Gureru’l-Hikem, Amedi

[4]Biharu’l-Envar, Allame Meclisi, c.16, s.249

[5]-Aynı kaynak

[6]Mekarimu’l-Ahlak, Tabersi, s.33

[7]-Aynı kaynak, s.34

[8]Biharu’l-Envar, Allame Meclisi, c.16, s.248

[9]Mekarimu’l-Ahlak, Tabersi, s.41

[10]Biharu’l-Envar, Allame Meclisi, c.16, s.249

[11]Sünenü’n-Nebi, Allame Tabatabai, s.94

[12]-Aynı kaynak, s.106

[13]-Aynı kaynak, s.109

[14]-Sedir yapraklarının tozundan temizlik maddesi elde edilen bir ağaçtır.

[15]Biharu’l-Envar, Allame Meclisi, c.16, s.247

[16]Mekarimu’l-Ahlak, Tabersi, s.35

[17]Biharu’l-Envar, Allame Meclisi, c.16, s.253

[18]-Aynı kaynak

[19]Sefinetu’l-Bihar, Muhaddis-i Kummi, c.1, s.674

[20]-Aynı kaynak, s.675

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir